Topraktan alınan mahsûlün zekâtına (Uşur) denir. Uşur vermek de farzdır. Borcu olanı da uşur vermesi lâzımdır. İmâm-ı a'zam hazretlerine göre, her sebze ve meyve, az olsun, çok olsun, mahsûl topraktan alındığı zaman, onda birini veya kıymeti kadar altın veya gümüşü, müslüman fakîrlere vermek farzdır.
Hayvan gücü ile veya dolap, motör ile sulanan yerdeki mahsûl elde edilince, yirmide biri verilir. İster onda bir, ister yirmide bir olsun, hayvan, tohum, âlet, gübre, ilâç ve işçi masraflarını düşmeden önce, vermek lâzımdır.
Ne kadar olursa olsun, ev bahçesindeki meyve ve sebzeler için ve odun ve ot ve saman için uşur verilmez. Balın, pamuğun, çayın, tütünün, dağdaki ağaç meyvelerinin meselâ zeytinlerin, üzümlerin onda biri, uğur olarak verilir.